Eğitime Dair Bazı Sıcak Gündem Maddeleri - Kanada'da Yeni Yaşam
427
post-template-default,single,single-post,postid-427,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-11.2,qode-theme-kndysm,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2.1,vc_responsive

Eğitime Dair Bazı Sıcak Gündem Maddeleri

Aslında bu bir Instagram postu olacaktı ama resmin altına yaz yaz bitmedi, onun yerine bir blog yazısı yazayım dedim:) Günler önce Ata’nın okulundan bir toplantı bilgilendirmesi geldi. Toplantının adı “Joint Ward Forum” idi. Ne ile ilgili olduğuna dair en ufak bir fikrimin olmadığı bu toplantıya Toronto District School Board (TDSB) eğitim direktörü John Malloy’un (bizdeki İl Milli Eğitim Müdürü gibi düşünebilirsiniz) katılacağını görünce gitmeye karar verdim.

Yakınlarımızdaki bir okulun kütüphanesinde bu akşam gerçekleşti toplantı. Hani bazen bir ortama girersiniz de oradaki herkesin birbirini tanıdığını düşünürsünüz, sanki bir tek siz yabancısınızdır. Ortamı ilk başta öyle algıladım, tam olarak nereye geldiğimden emin değildim. İçimden ‘herhalde bu toplantı öğretmenler, okul yöneticileri içindi, ben yanlış geldim’ dedim:) Ama sonra ‘öyle olsaydı, bilgilendirme bize gelmezdi’ diye düşündüm. Neyse kafamda deli sorular, yanlış geldiysem çıkarım diyerek en arkaya geçip oturdum. Sağımda oturan, daha sonra TDSB’de ‘executive superintendent’ (bizde müfettiş ya da Milli Eğitim Şube Müdürü gibi bir konuma denk geliyor ama fonksiyonları bizdekinden farklı) olduğunu öğrendiğim bir kadın ‘veli misiniz’ diye sorunca biraz rahatladım. Hikayemizin otuz saniye olan versiyonunu anlattım, kısa bir sohbet ettik. Meğer bütün ‘superintendent’lar en arkaya oturmuş, ben de gidip aralarına oturmuşum.:)

Neyse toplantı başladı. Açılış konuşmalarından anladım ki eğitim bölgelerine ‘Ward’ deniyor, Toronto’da toplam 22 eğitim bölgesi var ve bu toplantıyı da üç bölge birleşip organize etmişler, o nedenle adı ‘Joint Ward Forum’ olmuş. John Malloy’da mümkün olduğunca bu toplantılara katılmaya çalışıyormuş ki insanları dinleyebilsin, geribildirim alabilsin. Önce kısa bir konuşma yaptı, daha sonra velilerle soru-cevap kısmına geçildi. Özellikle soru-cevap kısmında Toronto’nun eğitim sisteminde ‘sıcak gündem’in ne olduğuna dair bir fikir edinmiş oldum. Efendim, gündem şöyleymiş:

Şimdi bu üstün zekalı çocuklar konusu burada da büyük mesele. ‘Üstün zekalı’ (gifted) tabir edilen çocukların velileri toplantının büyük bölümünü endişe dolu sorularıyla domine ettiler. Burada uzun uzun anlatmayayım, bu gazete haberinde neden endişeli olduklarını okuyabilirsiniz. Özel eğitim konusunda Türkiye’ye kıyasla güzel yol alınmış ama çözülmeyi bekleyen sorunlar burada da var. Dikkatimi çeken, ‘üstün zekalı’ tabir edilen çocukların anne babalarının gergin tavırları oldu. Benzer tavırları sıklıkla Türkiye’de de görürüz. Her anne baba için çocuğu özeldir ama çocuğuna ‘üstün zekalı’ teşhisi konmuş (teşhislerin geçerliliği ayrı bir konu) anne babaların bazıları çocukları küçücük yaşlardan itibaren ‘farklı’ bir eğitim alsın, yaşıtlarından ‘farklı’ sınıflarda okusun isterler. Bu çocukların büyük bir çoğunluğunun sosyal ve duygusal olarak (çoğu zaman yaşıtlarından daha fazla) gelişime ihtiyaç duyduklarını, onlara ‘farklı’ sınıflarda eğitim verip, çocukları yaşıtlarından soyutlayarak hiç de iyi bir şey yapmıyor olduklarını anlamak istemezler. Hele bir de arz-talep diyerek, tamamen ekonomik nedenlerle ‘üstün zekalı’ çocuklara özel sınıflar açan okullar da bu döngüye katılınca sonuç felaket olur. Yaşıtlarına göre bazı özellikleri çok dikkat çeken çocuklar pek tabii ki var, ama bu çocukların küçük yaşlarda yaşıtlarından soyutlanmadan farklı şekillerde desteklenmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Anlayacağınız burada da oldukça gündemde olan bir konu bu. John Malloy’un söyledikleri belli ki bilimsel araştırmalara dayanıyordu ve bu konuda düşündüklerinin benim düşüncelerime paralel olması da beni mutlu etti. Aslında aklın yolu bir. Biraz okuma, araştırma ve sağduyu, çocukların hayatını daha ‘yaşanabilir’ yapıyor bence.

Bunun dışında konuşulan konular şunlardı:

Bazı okulların binalarının eski olması  – John Malloy, bu konuda önceliğin ‘sağlık ve güvenlik’ olduğunu, eskiyen mekanların bu önceliğe göre yenilendiğini söyledi.

Okullarda bazen doluluktan dolayı ‘day care’ (kreş) imkanının olmaması ve velilerin çocuklarını uzak bir okula götürme zorunluluğu – Bu tüm sınıf seviyeleri için, özellikle talep gören okulların bölgelerindeki en büyük problemlerden biri sanırım. Anladığım kadarıyla bazı okulların kontenjanları artan nüfus karşısında yetersiz kalabiliyor. Bu konuda biraz daha gözlem ve araştırma yapıp ne gibi çözümler bulunduğunu sizinle paylaşırım.

Bir de ciddi bir Fransızca öğretmeni açığı varmış Toronto’da. Şubat ayı içinde, Türkiye’de eğitim almış bir öğretmenin Ontario eyaletinde nasıl öğretmenlik yapabileceğine dair bir yazı yazacağım. Kanada planları olan Fransızca öğretmenleri daha bir dikkatle okusunlar derim:)

Görüşmek üzere. Sevgiyle kalın.

Tags:
,
4 YORUMLAR
  • FATMA AKPINAR
    Yayınlandı 08:37h, 25 Ocak Cevapla

    Merakla bekliyor ve okuyorum yazılarını Burcucuğum. Bakış açıları ve eğitim düzeyleri değişse de veli çocuğunun üstün olmasını, kendi üstünlüğü olarak yaşıyor bence. Halbuki sınıflarda öğretmene en büyük sıkıntıyı yaratanlar bu öğrenciler. Ayrıştırarak sorunu daha da çözülmez hale getirmeyi marifet saymak akla zarar. Kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik farklı uygulamaları kaleme almanı sabırsızlıkla bekliyorum. Sevgiyle….

    • Burcu Akyol
      Yayınlandı 01:33h, 27 Ocak Cevapla

      Merhaba Fatma,

      İster istemez eğitimle ilgili konularda daha çok düşünüp, gözlemleyip, yazacağım galiba:) Çok teşekkürler mesajın için. Düşüncelerine katılıyorum. Kitap okuma alışkanlığıyla ilgili okullarda neler yapılıyor, o konuda bilgi toplamam lazım. Yalnızca Ata’yı gözlemlemem genel sistem hakkında bilgi vermeyebiliyor. Aklımda eğitim sisteminin içinden birkaç kişiyle röportaj yapmak var, bakalım bir ara vakit yaratabilirsem güzel şeyler çıkabilir o görüşmelerden.

      Sevgiler.

  • Nazenin Erek
    Yayınlandı 12:35h, 30 Ocak Cevapla

    Merhabalar. Yazilarinizi ve youtupe videonuzu ilgiyle okuyor ve izliyorum. Agustoz sojunda Kanada ya gelecegiz biz de ailecek fakat victoria ya. Turkce ogretmeniyim . Fransizca ya da Ingilizce ogretmenleri kadar sansli olacagimi dusunmuyorum ama belki Turkce ogrenme askiyla yanan birkac kisi vardir?Subat ayinda hazirlayacaginiz yaziyi merakla bekliyorum. Sevgiler

  • Serdar
    Yayınlandı 16:40h, 16 Aralık Cevapla

    3 yaşında bir çocuk sahibiyiz. tüm eğitim hayatını kanadada geçirebilmesi adına çocuğumuza bir imkan verebilmek amacıyla hayatımızı kanadada devam etme düşüncesindeyiz (3 yıl içerisinde yani çocuğumuz 6 yaşına gelmeden planlarımızda bir aksilik olmazsa minimum düzenimizi kurmuş oluruz umarım).

    internet üzerinden yaşam giderleri, college, dil okulu, sağlık, araç-ev kiralama/satınalma, vb masraf kalemlerine dair çeşitli bilgilere ulaşabilmekteyiz. bir çocuğun kreşten liseye kadar olan eğitim gideri nedir sorusuna detaylı bir cevap arıyoruz . Bu arada 3 kişilik bir ailenin aylık giderini sunduğunuz yazınız için teşekkürler.

YORUM YAZIN