Toronto arşivleri - Kanada'da Yeni Yaşam
50
archive,tag,tag-toronto,tag-50,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1300,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-11.2,qode-theme-kndysm,wpb-js-composer js-comp-ver-5.2.1,vc_responsive

Zor oldu bu yazıya başlamak, uzun zaman olmuş yazmayalı. Geriye dönüp baktım da bir ayda 6 yazı yazdığım zamanlar olmuş. [caption id="attachment_518" align="alignright" width="300"] 29 Kasım 2017. Türkiye'deki evimizden ayrıldığımız an ve her şeyimizi sığdırdığımız bavullarımız:)[/caption] Sonra işler güçler başlamış, yazılar azalmış. 1 seneden biraz daha uzun...

Zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. 6 aydır buradayız. Koskoca bir kış geçirdik Toronto'da. Gelmeden önce, farklı bir iklime kendimizi psikolojik olarak hazırladığımız için hava koşulları bizi mutsuz etmedi. Hatta çoğu zaman 'abartıldığı kadar değilmiş' dedik. Dolayısıyla iklim değişikliği kısmını hallettik diyebilirim. Burada geçirdiğimiz süre boyunca günlük...

Aslında bu bir Instagram postu olacaktı ama resmin altına yaz yaz bitmedi, onun yerine bir blog yazısı yazayım dedim:) Günler önce Ata’nın okulundan bir toplantı bilgilendirmesi geldi. Toplantının adı “Joint Ward Forum” idi. Ne ile ilgili olduğuna dair en ufak bir fikrimin olmadığı bu toplantıya...

Sanırım yeni bir ülkeye yerleşmenin getirdiği en büyük değişimlerden biri yeme-içme alışkanlıkları ile ilgili oluyor. Alışık olunan tatlar, alışveriş edilen yerler gibi detaylar hayatlarımızda önemli yer tutuyor. İstanbul'da kurduğumuz düzende sağlıklı beslenmeye gayret ediyorduk. Oturduğumuz sitede bulunan Migros'tan haftalık alışverişimizi yapar, belirli aralıklarla da İpek Hanım'ın Çiftliğinden...

İstanbul'da çalıştığım okulun kütüphanesini saymazsak, Türkiye'de en son kütüphaneye üniversitedeyken gitmiştim. Yüksek lisans tezimi yazarken araştırma yapmak için. Aradığım kitapları bulamamış, hepsini satın almak zorunda kalmıştım. Eğer kütüphanesi olan bir yerde çalışmıyorsanız, en son kütüphaneye ne zaman ve neden gittiğinizi şöyle bir düşünün. Her ne kadar...

Dün öğleden sonra Cansel'lere geldiğimizde yeni yıla hastanede gireceğimizi bilmiyorduk tabii. Saat 4 gibi bir araya geldik. 10 civarı yemekten sonra bir kutu oyunu oynamaya hazırlanırken bir şangırtı ve Ata'nın sesiyle mutfağa koştuk. Ata'nın su içtiği bardak elinde kırılmış, cam Ata'nın parmağını kesmişti. Kesik epey...

Soğuk. Geçen senenin 13 Şubat’ında termometreler Toronto’da -26 dereceyi görmüş, rüzgarın etkisiyle -39 hissettirmiş ama kendini. Yani çok ama çok soğuk olabiliyor burası. Gerçi artık eskisi kadar olmuyormuş ama rüzgarlı zamanların ciddi dondurucu olduğunu söylüyorlar. Hep söylendiği gibi doğru kıyafet seçimi çok önemli tabii....